Uzman Psikiyatrist
Dr. F. Volkan YÜKSEL
BEDEN SAĞLIĞIMIZ ÖNEMLİ, YA RUH SAĞLIĞIMIZ ?

SOSYAL FOBİ

Sosyal Fobi, sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu endişesi duyulması, performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme ya da küçük düşme korkusunun yaşanması gibi belirtiler veren bir Anksiyete (Sıkıntı-Bunaltı) Bozukluğudur.

Kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal, meslekî ya da aile yaşamı olumsuz yönde etkilenir.

Tipleri Nelerdir?

Sosyal fobi iki farklı şekilde görülür.

* Genel: Korkular hemen her durum için geçerlidir.
* Özel: Yalnızca özel bazı durumlar için geçerlidir; Başkalarının önünde imza atmak, yemek yemek vs gibi.

Belirtiler Nasıldır?

Sosyal fobide en sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir;

* Çarpıntı
* Titreme
* Terleme
* Kaslarda gerginlik
* Midede rahatsızlık hissi
* Göz temasından kaçınma
* Göğüste sıkıntı hissi
* Sıcak ya da soğuk basması
* Başta ağırlık hissi - Baş ağrısı.
* Konsantrasyon eksikliği
* Yüz kızarması

Bu durumdaki kişi, zaman içerisinde bu belirtilerle yaşamaya alışabilir. Ancak hayatının değişik alanlarını kısıtlamaya başlayan belirtiler, bir gün iş güç yapmayı da engellemeye başlarsa, tedavisi şart bir durum haline gelir. Yaşanan bu belirtiler kişide derin bir korku ve heyecan hali ile birlikte görülür.

Başlangıç Yaşı Kaçtır?

Başlangıç yaşı sosyal fobide çok erkendir. Hastaların %40’ında başlangıç yaşı 10’un altındadır. Hastaların %95’inde ise başlangıç 20’nin altındadır. Okul fobisi olan çocukların %40’ında ise sosyal fobi olduğu belirtilmektedir.

Görülme Sıklığı Nedir?

Sosyal Fobi’nin yaşam boyu görülme oranı % 2-13 arasındadır. En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Türkiye’de üniversite öğrencilerinde yapılan araştırmada %24’ünde bu hastalığın olduğu saptanmıştır. 

Kimlerde Daha Fazla Görülür?

Maddi durumu ve sosyal konumu yetersiz, hiç evlenmemiş, işsiz ve eğitim düzeyi yüksek olmayanlarda sık görülmekle birlikte, hastalığın erken dönemlerinde toplum içine yeterince çıkmama  de risk etmenleri arasındadır. Kalıtımdan daha çok, çocuk yetiştirme tarzı, ailenin başkalarıyla yeterince görüşmemesi  ve ebeveyn modeli önemlidir. Çocukluk çağından itibaren aşırı çekingen olan kişilerde, gelecekte Sosyal Fobi gelişme riski daha yüksektir 

Nedenleri Nelerdir?

Sosyal fobide kalıtsal geçişin rolü çok güçlü olmasa da etkisi vardır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir.

En önemli etmenlerden biri  beyinde bir takım kimyasal bozukluklar olduğudur; özellikle Serotonin adı verilen kimyasal maddenin Sosyal Fobililerin beynindeki oranının normalden az olduğu veya iletimde aksaklıklar bulunduğu ileri sürülmüştür.

Genetik ve/veya kimyasal nedenlerle zihinsel altyapısı önceden hazırlanmış olan Sosyal Fobi, bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve örseleyici bir yaşantı ile koşullanarak  yerleşmiş olabilir. Örneğin öğrenci sınıfta ders anlatırken bir hata yapmış ve arkadaşları ona gülmüştür. O da küçük düştüğünü, rezil olduğunu düşündüğü için utanç hissine kapılmış ve bedensel belirtiler göstermiştir. Bir dahaki sefere ders anlatmak için yine tahtaya çıktığında önceki deneyimi olumsuz beklentilere yol açacak, bulunduğu ortam duygularını tetikleyecek ve belirtiler ortaya çıkacaktır.

Çocuk yetiştirme biçimi de hastalığın oluşmasında en önemli etmenlerdendir. Sosyal Fobiklerin anne-babaları genelde “aşırı koruyucu, kaygılı ya da reddedici, duygusal sıcaklıktan yoksun, katı”dırlar. Bazen çocuktan yüksek beklentileri olduğunda bunlara ulaşılamayınca çocuk cezalandırılabilir, böylece başarısızlık korkusu gelişebilir.

Hayat Nasıl Etkilenir?

Korkulan durumlardan “kaçınma” davranışı genellikle çok belirgindir ve bazen tam bir sosyal yalnızlıkla sonuçlanabilir. Korkulan durumlardan kaçınmak için olmadık şeyler yaparlar. Bir seminer vermesi gereken kişinin seminer iptal olsun diye ayağının kırılmasına bile sevineceğini söylemesi hatta bunun için dua ettiğini söylemesi olayın ne kadar sıkıntı verici olduğunu anlatmak için yeterlidir.

Sosyal fobisi olanlar genelde aşağıdaki durumlarda sosyal fobi belirtilerini yoğun olarak yaşarlar ve sıklıkla bu durumlardan kaçınırlar;

·  Toplum içinde telefonla görüşme 

·  Küçük bir grup etkinliğinde yer alma         

·  Toplum içinde yemek yeme          

·  Toplum içinde bir şeyler içme         

·  Yetkili biri ile konuşma                         

·  Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma                                                            

·  Partiye/eğlenceye gitme                                                  

·  Başkaları tarafından izlenirken çalışma         

·  Başkaları tarafından izlenirken yazma           

·  Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme

·  Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma 

·  Yabancılarla karşılaşma                                  

·  Genel tuvaletleri kullanma                              

·  Birilerinin oturduğu odaya girme                    

·  İlgi odağı olma                                                 

·  Bir toplantıda hazırsızlık konuşma yapma      

·  Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma   

·  İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme            

·  Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma                                               

·  Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma

·  Karşı cinsle iletişim kurma

·  Alınan bir malı parasını geri almak üzere  iade etme                                                         

·  Parti/davet verme 

·  Israrlı bir satıcıya karşı koyma      

Sosyal fobinin başlama yaşının erken olması ciddi sorunlar doğurur. Okul başarısı etkilenir. Bazıları okulu bırakmak zorunda kalır.

Yine birçok psikiyatrik rahatsızlığın ortaya çıkmasına da yol açabilir. Bunların içinde en önemlisi depresyon, alkol bağımlılığı ve ilaç bağımlılığıdır. Özellikle batılı ülkelerde yapılan çalışmalarda sosyal fobide alkol kullanımı normal toplum bireylerine oranla 2,5 kat daha yüksek bulunmuştur. Bu da alkolün süperegoyu baskılaması daha rahat davranmayı sağlaması ile açıklanabilir ki bu durumda zamanla alkol bağımlılığı riskini artırmaktadır. Alkolikler arasında yapılan bir çalışmada sosyal fobi görülme sıklığının normale oranla 9 kat fazla olduğu tespit edilmiştir.

İntihar düşünceleri ve girişimleri sosyal fobide yaşanan sıkıntıya bağlı olarak sık görülmekle birlikte sosyal fobiye başka psikiyatrik rahatsızlıklar ilave olduğunda daha da artmaktadır. Dolayısıyla sosyal fobi bir an önce tanınmalı ve tedavi edilmelidir.

Tedavi:

Çok ciddi sonuçlara yol açan bir hastalık olsa da sevindirici olan durum kesinlikle tedavisi olan bir hastalık olmasıdır.

 İlaç tedavisi ile birlikte yürütülen psikoterapi ile büyük oranda tedavi edilebilir.

Her Hakkı Saklıdır Dr. F. Volkan YÜKSEL © 2017
 
Şirinyalı Mah. İsmet Gökşen Caddesi Orkide Apartmanı No:37/1
Muratpaşa Antalya Türkiye
Tel : 0242 316 21 22 - 0242 746 47 00
0530 466 98 87